Wolfram Alpha Android Uygulaması

Wolfram Alpha (Wolfram|Alpha olarak da yazılır), Matematiksel hesaplar yapan bilim insanlarının tercihlerinden biri olan Mathematica yazılımının geliştiricisi Stephen Wolfram'ın sahibi olduğu Wolfram Research tarafından geliştirilen bir bilgi motorudur. Wolfram Alpha, çevrimiçi bir hizmet olarak var olan sistematik bilgilere herkesin doğrudan erişebilmesini sağlar ve sistematik bilgileri hesaplanabilir kılar. Mart 2009'da Stephen Wolfram tarafından internet camiasına duyurulan bilgi motoru, 15 Mayıs 2009'da halk kullanımına açılmıştır.Wolfram Alpha, Mathematica yazılımının üreticileri tarafından geliştirilmiş özel bir arama motorudur.  WolframAlpha.com, teknolojinin insanlığa sunduğu en yararlı araçlardandır. Arama motorları ile içli dışlı olduğumuz bu zamanlarda Wolfram Alpha'yı bu kadar özel ve kullanışlı kılan nedir? Wolfram Alpha arama motoru, tamamen mantıksal ve matematiksel ifadeleri anlayabilen ve kendisine yöneltilen sorulara mantıklı cevaplar verebilen, matematik, fizik, kimya, finans, müzik, mühendislik, sağlık gibi bir çok bilim dalındaki yöneltilen soruları anlamdırabilen ve anlamlı cevaplar verebilen, bu alanlarla ilgili konularda derin bilgi  alt yapısına sahip arama motorudur.
Wolfram Alpha'ya bir ülke ismi, şehir, bir tarih, bir hesaplama ya da tarihsel bir olay yazıldığı zaman kesin cevaplar ayrıntılı bir şekilde alabilir. Örnek olarak Wolfram Alpha üzerinde “Ankara” kelimesini verip arama gerçekleştirildiğinde, Ankara hakkında; nüfus bilgileri, Istanbul’un haritadaki yeri, koordinatları, yerel tarih ve saati gibi ayrıntılar verilmektedir. Bunun yanı sıra Wolfram Alpha arama sonuçları sayfasında, sağ kısımda Vikipedi üzerindeki Ankara makalesine görsel bağlantı da eklenmiş oluyor. Aynı şekilde iki farklı ülke de çeşitli yönleriyle ansiklopedik olarak karşılaştırılabilmekte Wofram Alpha Neler Yapabiliyor. Bu arama  motoru soru sistematiğine dayanan bir alt yapı ile çalışmaktadır. Bir kaç örnek ile neler yapabilceğini görelim.Arama motoruna "what are you doing ?" (ne yapıyorsun?) diye sorgulama yaptığımızda, " I am doing computation for the world" (Dünya için hesaplama yapıyorum) diye bir cevap alabilirsiniz."who I am ?" (ben kimim) diye sorduğunuzda ip adresinizi ve ip adresine dayalı olarak dünya üzerinde hangi paralel ve meridyende bulunduğunuzu gösterebiliyor.İki şeyi kıyaslamak istediğimzde de güzel sonuçlar verebiliyor. "istanbul ankara" diye sorguladığımızda İstanbul ve Ankara üzerine o anki hava tahminlerinden tutun, yüz ölçümleri, nüfuslarını, saat farklarına kadar ayrıntılı sonuçlara ulaşabiliyorsunuz.Yiyeceğiniz besinlerin kalori değerlerini anında öğrenebilirsiniz örneğin.

Wofram Alpha'nın Matematik Becerisi Öğrencileri en çok sevindirecek tarafı ise matematik becerisinin mükemmel olması. Matematikle ilgili herşeyi sorup cevabını alabileceğiniz bir bilgisayar alt yapısıyla karşı karşıyayız. Bir çok soru için çözüm yollarını da vermektedir.Şimdi size matematik sorularınızın çözmünde Wolfram Alpha'yı nasıl kullanacağınızla ilgili örnekler vereceğim.

Önermeler mantığı [(p ⇒ p) ∨ (p ∧ q)] ⇔ 0
Kümlerdeki işlemleri Venn diyagramı ile göstrmek için S'∩(A∪B).
Karekök hesaplatmak; 2 için "sqrt 2"
Küpkök hesaplatmak; 2 için "cbrt 2"
Taban aritmetiği işlemleri "(2816).(30 5)"
5. dereceden kök için "fifth root of 59049"
Kesirli işlem yaptırmak; 1/4 * (4 - 1/2)   [ çarpma için "*" sembolünü kullanınız]
Üslü İşlemler İçin 8  üssü 6 için  8^6
Yüzdesini bulmak ; 80 nin %15 i için "15% of 80"
Kar hesaplatmak; 80 liralık malı %15 kar ile satarsak "80+ 15%"
Bir sayıyı çarpanlarına ayırmak; 70560 ın asal çarpanları için "factor 70560"
Cebirsel bir ifadeyi çarpanlarına ayırmak; x²-4x+3 nın çarpanları için "factor x^2-4x+3"
Ebob hesaplatmak ; ebob(22,121,1100) için "gcd( 22,121,1100 )"
Ekok hesaplatmak; ekok(30,60,80) için  " lcm(30,60,80)"
Maksimum değer bulmak; x.(1-x).ex ifadesinin maximumum alacağı değer " max{ x.(1-x).ex }"
Minimum değer bulmak; x+y=5 olmak üzere x²+y nin minimum alacağı değer " min{ x²+y | x+y=5 }"
Sayı dizilerinde sonraki terimi bulmak için 5, 14, 23, 32, 41, ...
Logaritmik denklem çözdürmek için 4^log(3,x) +x^log(3,4)=1/32
Denklemlerin köklerini bulmak; x²-4x²+6x=24 için "x^3 - 4x^2 + 6x = 24"
Denklem sistemlerinin çözümü; x+y=10, x-y=4  için "x+y=10, x-y=4"
2. yada 3. dereceden denklem grafikleri;  x³-6x²+4x+12 nin grafiği için "plot x^3 - 6x^2 + 4x + 12"
Wolfram Alpha şimdi akıllı telefonlarda bir android uygulması olarak da karşımıza çıkmaktadır. Ücretli versiyon olarak google store'da bu uygulamaya erişim sağlayabilirsiniz. Uygulamayı telefonunuza indirmek için tıklayınız.

KADİR GECESİ'NİN FAZÎLETİ

Kadir Gecesi, üç ayların sonuncusu olan ramazan ayının (genel kabul edilen anlayışa göre) yirmi yedinci gecesine rastlamaktadır. Kur'an-ı Kerim'de Kadir Gecesinin Önemi şu şekilde dile getirilmiştir.
''Biz Onu (Kur'an-ı Kerim'i) Kadir Gecesinde indirdik. Kadir Gecesi'nin ne olduğunu sen bilirmisin? Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.O gecede,Rablerinin izniyle melekler ve Ruh (Cebrail a.s) her iş için iner dururlar. O gece esenlik,gün ağarıncaya kadar sürer.'' (Kadir Süresi 1-5)

Dinimizce kabul edilen gün ve geceler, dini hayatın canlanmasını ve inananların yeni bir güç kazanmalarını sağlar. Çünkü bu gün ve gecelerde Müslümanlar daha fazla ibadet ederler. Mübarek günlerin gündüzlerini oruç tutarak, gecelerini ise namaz kılarak, Ku'ran okuyarak ve dua ederek geçirirler.
Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) ashâbına İsrailoğullarından dört kişiyi anlattı. Bunlar -göz açıp yumuncaya kadar bir zaman dahi Allâh'a âsî olmadan- seksen sene ibâdet etmişlerdi. Resûlullâh'ın (s.a.v.) ashâbı da bundan dolayı hayret etmişlerdi. Cebrâil (a.s.) geldi ve:"Yâ Muhammed! Sen ve ashâbın, bu zâtların göz açıp yumuncaya kadar kısa bir vakitte bile Allâh'a isyan etmeden seksen sene ibâdet etmelerine hayret ettiniz. Allâhü Teâlâ sana bundan hayırlısını indirdi." dedi ve "İnnâ enzelnâhü fî leyleti'l-kadr...(Biz, onu Kadir Gecesi'nde indirdik.)" meâlindeki âyet-i kerîme ile başlayan Kadr Sûresi'ni sonuna kadar okudu. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v) ve orada bulunan Ashab-ı Kiram bu duruma çok sevindiler. Ashâb-ı Kirâm, Allâhü Teâlâ'nın Kadir Gecesi hakkında "Bin aydan hayırlıdır." meâlindeki âyet-i kerîmesine sevindikleri kadar hiçbir şeye sevinmediler.
Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:"Kim Kadir Gecesi'nde inanarak, ihlas ile o geceyi ibadetle geçirirse, geçmiş günahları bağışlanır.""Kadir Gecesi yatsı namazında cemaatte hazır bulunan, ondan nasibini almıştır." Hz.Aişe (r.a.) şöyle buyurmuştur. Dedim ki: Ya Resullullah, Kadir Gecesi'ni bilirsem onda ne şekilde dua edeyim? Rasulüllah (s.a.v) Şöyle buyurdu:
Allahümme inneke afüvvün kerîmün tuhibbül afve fa'fü anni. 
(Allah'ım sen çok affedicisin,çok cömertsin, affetmeyi seversin, beni de affeyle)
Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor: "Kadir gecesinde bir defa, Kadir sûresini okumak, (başka zamanda) Kur"ân-ı kerîmi hatmetmekten daha sevâptır. Bu gece koyun sağma müddeti kadar namaz kılmak, ibâdet etmek, bir ay her geceyi ibâdetle geçirmekten daha kıymetlidir."[Tefsir-i Mugni] Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz buyuruyor:Sevabını Allah"tan umarak, Kadir gecesini ihya edenin geçmiş günahları affolur. [Buhari, Müslim]
Bu mübarek gecede dua sünnettir. Bu gece duaya icabet vakitlerinden birisidir. Bu gecede Kur'ân-ı Kerim okuyup da dua ederse daha güzel olur.İbnü Hacer Heytemî der ki:"Kadir gecesini görene, saklaması sünnettir. Onun(Kadir Gecesinin) kemâliyle faziletine ancak Allah Teâlâ'nın bildirdiği ehil kimseler nail olur."[Tuhfetü'l-Muhtâc]
Kadir Gecesinin Hususiyetleri
Cenâb-ı Hak, bazı kıymetli şeyleri birçok hikmetler için gizlemiştir: Kullarının bütün ibâdet ve tâatlara rağbet etmesi için rızâsını ibâdet ve tâatlarda; büyük-küçük günahlardan kaçınmaları için gadabını günahlarda; bütün isimlerine ta'zîm edilmesi için İsm-i A'zam'ı Kur'ân-ı Kerîm'de; bütün namazların muhâfaza edilmesi; ehemmiyet verilmesi için salât-ı vüstânın hangi namaz olduğunu; günün tamamında duâ edilmesi için cuma günündeki icâbet saatini (duânın kabul edilen vaktini); hiç kimseyi hor ve hâkir görmemek için velî kullarını; Ramazan'ın her gecesini ibâdet ve tâatla ihyâ edip daha çok sevap kazansınlar diye de Kadir Gecesi'ni gizlemiştir. Bununla beraber Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v.) Kadir Gecesi'nin bâzı alâmetlerini bildirmiştir: O gece gökyüzü parlak ve bulutsuz olur. Hava ne soğuktur ne de sıcak, latîf olur. O gecenin sabahında güneş ziyâsız (solgun) olarak doğar. Kadir Gecesi, içerisinde Kur'ân-ı Kerîm indirilen mübârek gecedir. Bu gecenin pek çok husûsiyetinden birkaçı:
1-Bu gecede ibâdet (içerisinde Kadir Gecesi olmayan) bin ayda yapılan ibâdetten daha hayırlıdır. Resûlullâh Efendimiz'e (s.a.v.) kendisinden önceki ümmetlerin ömrü gösterildi. Ümmetinin ömürlerini kısa gördü. Bunun üzerine Hz. Allâh bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi'ni ihsân etti.
2-Kadir Gecesi'nde meleklerin ve Rûh'un inmesi.Melekler bu gecenin esrârını görmek üzere inerek yeryüzünü doldurduğu için bu geceye darlık mânâsına olan "Kadir" ismi verilmiştir. Resûlullâh Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki: "Kadir Gecesi olunca Allâhü Teâlâ, Cebrâil'e (a.s.) emreder. Cebrâil (a.s.) yanlarında yeşil bir sancak bulunan meleklerle yeryüzüne inip sancağı Ka'be'nin üzerine dikerler. Cebrâil (a.s.) bu gece melekleri teşvik eder. Onlar da her ayakta bulunana, durana, oturana, namaz kılana ve zikredene selâm verir ve onlarla musâfaha eder, yaptıkları duâlara âmin derler. Bu, fecir vaktine kadar devâm eder."
3-Bu gece, fecir (imsak) vaktine kadar selâmettir.Bu gece fecrin doğuşuna kadar müminler üzerine bir rahmet ve bağışlnma vesilesidir.
Kadir Gecesinin Zamanı Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle birlikte, Ramazan'ın yirmi yedinci gününün gecesinde olma ihtimali yüksektir. İslam peygamberi Muhammed Kadir gecesinin hangi gece olduğunu kesin şekilde belirtmemiş, ancak; "Siz Kadir gecesini Ramazan'ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız" demiştir.Kadir gecesinin zamanının tesbiti ehlince malumdur.İmam Şarani Hazretleri Ramazan-ı Şerifin girişine göre Kadir gecesini tesbit için bir yol belirlemiştir."İmam Şarani ve Kadir Gecesi Tesbiti" yazısını okumak için tıklayınız.
Kadir gecesi olduğu nasıl anlaşılır?
1- Denizlerin suyu bir an tatlılaşır. 2- Kadir gecesi, açık ve sakin olur, ne sıcak, ne de soğuk olur. bulut yoktur. Yağmur ve rüzgar yoktur. 3- Ertesi sabah güneş, kızıl olup, şuasız doğar. Yükselinceye kadar sanki büyük bir tabak gibidir.4- Kadir Gecesinde köpek sesi duyulmaz diyen alimler de olmuştur.
Kadir Gecesinde Yapılacak İbadet ve Zikirler Nelerdir? 
Aslında her gecemizin Kadir gecesi gibi kıymetli ve ibadetli olması gerekir. Sadece bu gecelerde ibadet ile meşgul olmak diğer gecelerde de ibadet ve zikirden gafil olmak müslümana yakışmaz. Müslüman her geceyi Kadir bilmeli ve ona göre ibadette daim olmalıdır. Sadece bu gece hürmetine camileri doldurmak Kuran-ı Kerim ile haşir neşir olmak bir müslüman için hoş bir davranış olmaz. Devamlı ibadet halinde ve şuurunda olan müslümanlar bu gecede Allah'a bol ibadet etmeli ve zikir ile meşgul olmalıdır. Kadir gecesinde özel olarak af ve mağfiretin çokluğu bakımından özel ibadetlerde yapılabilir. Dua ve ibadetler kitapalrında yazıldığı üzere bu gece dört rek'at Kadir Gecesi namazı kılınır: 
Kadir Gecesi Namazı:
1'inci rek'atte: 1 Fâtiha, 3 defa Kadir Suresi (İnnâ enzelnâhü...)
2'nci rek'atte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı Şerîf (Kul hüvallahü ehad...), 
 
Bu şekilde 2 rekat kılındıktan sonra aynı şekilde aynı sureler okunarak 2 rekat daha namaz kılınır. 3'üncü rek'atte: 1 Fâtiha, 3 İnnâ enzelnâhü..., 4'üncü rek'atte: 1 Fâtiha, 3 İhlâs-ı Şerîf okunur. 
Namazdan Sonra Yapılacak Zikir ve Dualar: Aşağıdaki zikir ve ibadetler de yapılarak dua edilebilir.
1 defa, Teşrik Tekbiri "Allâhü ekber Allâhü ekber, Lâ ilâhe illallâhü vallâhü ekber, Allâhü ekber ve lillâhi'l-hamd." 
100 defa İnşirah Suresi (Elem neşrah leke...),
100 defa Kadir Suresi (İnnâ enzelnâhü...)

100 defa da Resûlullâh Efendimiz'in Hz. Aişe vâlidemize öğrettiği dua:
"Allâhümme inneke Afüvvün Kerîmün tuhibbü'l-afve fâ'fü annî" duâsı okunur ve kendimiz, aile ve akrabalarımız ve tüm İslam alemi için duâ edilir.  (Kaynak:Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat)

Kuran´in nazil oldugu bin aydan daha hayirli bu gecenin; size efradi ailenize ve bütün Islam alemine hayir bereket ve huzur getirmesini diliyorum. Allah’ın nimeti, rahmeti ve mağfiretinin müminlerin üzerine, Allah'ın gazabı, laneti ve öfkesinin de kafir ve münafıklar üzerine olması temennisi ile Kadir gecenizi tebrik ediyorum. Geceniz mübarek olsun.

BAKARA SURESİ'nden Yahudilere:

İsrailoğullarının Müslümanları yaşadıkları topraklardan kovabilmek maksadıyla her yıl bir bahane ile başlattıkları savaş ve zulüm görüntüleri, aslında Yahudilerin geçmişten günümüze kadar değişmeden sürdürdükleri karakterlerinin bir göstergesidir. Müslümanların acizliklerinden, çaresizliklerinden, suskunluklarından, tepkisizliklerinden ve dünyaya meyl etmiş olmalarının verdiği rehavetten yararlanarak her yıl özellikle Ramazan ayında zulümlerini bir bahane ile başlatıp sürdürmeleri üzerine Kuran'ı Kerim'den bugünleri anlatırcasına bizleri düşündüren ayetleri paylaşalım:

(Bakara Suresi 47-103)
47. Ey İsrailoğulları! Size verdiğim nimetimi ve sizi (bir zamanlar) cümle âleme üstün kıldığımı hatırlayın.
48. Öyle bir günden korkun ki, o günde hiç kimse başkası için herhangi bir ödemede bulunamaz; hiç kimseden (Allah izin vermedikçe) şefaat kabul olunmaz, fidye alınmaz; onlara asla yardım da yapılmaz.
49. Hatırlayın ki, sizi, Firavun taraftarlarından kurtardık. Çünkü onlar size azabın en kötüsünü reva görüyorlar, yeni doğan erkek çocuklarınızı kesiyorlar, (fenalık için) kızlarınızı hayatta bırakıyorlardı. Aslında o size reva görülenlerde Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.
50. Bir zamanlar biz sizin için denizi yardık, sizi kurtardık, Firavun'un taraftarlarını da, siz bakıp dururken denizde boğduk.
51. Musa'ya kırk gece (vahyetmek üzere) söz vermiştik. Sonra haksızlık ederek buzağıyı (tanrı) edindiniz.  
52. O davranışlarınızdan sonra (akıllanıp) şükredersiniz diye sizi affettik.
53. Doğru yolu bulasınız diye Musa'ya Kitab'ı ve hak ile bâtılı ayıran hükümleri verdik.
54. Musa kavmine demişti ki: Ey kavmim! Şüphesiz siz, buzağıyı (tanrı) edinmekle kendinize kötülük ettiniz. Onun için Yaradanınıza tevbe edin de nefislerinizi (kötü duygularınızı) öldürün. Öyle yapmanız Yaratıcınızın katında sizin için daha iyidir. Böylece Allah tevbenizi kabul etmiş olur. Çünkü acıyıp tevbeleri kabul eden ancak O'dur.
55. Bir zamanlar: Ey Musa! Biz Allah'ı açıkça görmedikçe asla sana inanmayız, demiştiniz de bakıp durur olduğunuz halde hemen sizi yıldırım çarpmıştı.
56. Sonra ölümünüzün ardından sizi dirilttik ki şükredesiniz.
57. Ve sizi bulutla gölgeledik, size kudret helvası ve bıldırcın gönderdik ve "Verdiğimiz güzel nimetlerden yeyiniz" (dedik). Hakikatta onlar bize değil sadece kendilerine kötülük ediyorlardı.
58. (İsrailoğullarına:) Bu kasabaya girin, orada bulunanlardan dilediğiniz şekilde bol bol yeyin, kapısından eğilerek girin, (girerken) "Hıtta!" (Yâ Rabbi bizi affet) deyin ki, sizin hatalarınızı bağışlayalım; zira biz, iyi davrananlara (karşılığını) fazlasıyla vereceğiz, demiştik.
59. Fakat zalimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.
60. Musa (çölde) kavmi için su istemişti de biz ona: Değneğinle taşa vur! demiştik. Derhal (taştan) oniki kaynak fışkırdı. Her bölük, içeceği kaynağı bildi. (Onlara:) Allah'ın rızkından yeyin, için, sakın yeryüzünde bozgunculuk etmeyin, dedik.
61. Hani siz (verilen nimetlere karşılık): Ey Musa! Bir tek yemekle yetinemeyiz; bizim için Rabbine dua et de yerin bitirdiği şeylerden; sebzesinden, hıyarından, sarımsağından, mercimeğinden, soğanından bize çıkarsın, dediniz. Musa ise: Daha iyiyi daha kötü ile değiştirmek mi istiyorsunuz? O halde şehre inin. Zira istedikleriniz sizin için orada var, dedi. İşte (bu hadiseden sonra) üzerlerine aşağılık ve yoksulluk damgası vuruldu. Allah'ın gazabına uğradılar. Bu musibetler (onların başına), Allah'ın âyetlerini inkâra devam etmeleri, haksız olarak peygamberleri öldürmeleri sebebiyle geldi. Bunların hepsi, sadece isyanları ve taşkınlıkları sebebiyledir.
62. Şüphesiz iman edenler; yani yahudilerden, hıristiyanlardan ve sâbiîlerden Allah'a ve ahiret gününe hakkıyla inanıp sâlih amel işleyenler için Rableri katında mükâfatlar vardır. Onlar için herhangi bir korku yoktur. Onlar üzüntü çekmeyeceklerdir.
63. Sizden sağlam bir söz almış, Tûr dağının altında, size verdiğimizi kuvvetle tutun, onda bulunanları daima hatırlayın, umulur ki, korunursunuz (demiştik de);
64. Ondan sonra sözünüzden dönmüştünüz. Eğer sizin üzerinizde Allah'ın ihsanı ve rahmeti olmasaydı, muhakkak zarara uğrayanlardan olurdunuz.
65. İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine: Aşağılık maymunlar olun! dediklerimizi elbette bilmektesiniz.
66. Biz bunu (maymunlaşmış insanları), hadiseyi bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.
67. Musa, kavmine: Allah bir sığır kesmenizi emrediyor, demişti de: Bizimle alay mı ediyorsun? demişlerdi. O da: Cahillerden olmaktan Allah'a sığınırım, demişti.
68. "Bizim adımıza Rabbine dua et, bize onun ne olduğunu açıklasın" dediler. Musa: Allah diyor ki: "O, ne yaşlı ne de körpe; ikisi arasında bir inek." Size emredileni hemen yapın, dedi.
69. Bu defa: Bizim için Rabbine dua et, bize onun rengini açıklasın, dediler. "O diyor ki: Sarı renkli, parlak tüylü, bakanların içini açan bir inektir" dedi.
70. "(Ey Musa!) Bizim için, Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın, nasıl bir inek keseceğimizi anlayamadık. Biz, inşaallah emredileni yapma yolunu buluruz" dediler.
71. (Musa) dedi ki: Allah şöyle buyuruyor: O, henüz boyunduruk altına alınmayan, yer sürmeyen, ekin sulamayan, serbest dolaşan (salma), renginde hiç alacası bulunmayan bir inektir. "İşte şimdi gerçeği anlattın" dediler ve bunun üzerine (onu bulup) kestiler, ama az kalsın kesmeyeceklerdi.
72. Hani siz bir adam öldürmüştünüz de onun hakkında birbirinizle atışmıştınız. Halbuki Allah gizlemekte olduğunuzu ortaya çıkaracaktır.
73. "Haydi, şimdi (öldürülen) adama, (kesilen ineğin) bir parçasıyla vurun" dedik. Böylece Allah ölüleri diriltir ve düşünesiniz diye size âyetlerini (Peygamberine verdiği mucizelerini) gösterir.
74. (Ne var ki) bunlardan sonra yine kalpleriniz katılaştı. Artık kalpleriniz taş gibi yahut daha da katıdır. Çünkü taşlardan öylesi var ki, içinden ırmaklar kaynar. Öylesi de var ki, çatlar da ondan su fışkırır. Taşlardan bir kısmı da Allah korkusuyla yukardan aşağı yuvarlanır. Allah yapmakta olduklarınızdan gafil değildir. 
 75. Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki onlardan bir zümre, Allah'ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.
76. (Münafıklar) inananlarla karşılaştıklarında "İman ettik" derler. Birbirleriyle başbaşa kaldıkları vakit ise: Allah'ın size açtıklarını (Tevrat'taki bilgileri), Rabbiniz katında sizin aleyhinize hüccet getirmeleri için mi onlara anlatıyorsunuz; bunları düşünemiyor musunuz? derler.
77. Onlar bilmezler mi ki, gizlediklerini de açıkça yaptıklarını da Allah bilmektedir.
78. İçlerinde bir takım ümmîler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.
79. Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!
80. İsrailoğulları: Sayılı birkaç gün müstesna, bize ateş dokunmayacaktır, dediler. De ki (onlara): Siz Allah katından bir söz mü aldınız -ki Allah sözünden caymaz-, yoksa Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?
81. Hayır! Kim bir kötülük eder de kötülüğü kendisini çepeçevre kuşatırsa işte o kimseler cehennemliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.

82. İman edip yararlı iş yapanlara gelince onlar da cennetliktirler. Onlar orada devamlı kalırlar.
83. Vaktiyle biz, İsrailoğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve "İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekâtı verin" diye de emretmiştik. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz.
84. (Ey İsrailoğulları!) Birbirinizin kanını dökmeyeceğinize, birbirinizi yurtlarınızdan çıkarmayacağınıza dair sizden söz almıştık. Her şeyi görerek sonunda bunları kabul etmiştiniz.
85. Bu misakı kabul eden sizler, (verdiğiniz sözün tersine) birbirinizi öldürüyor, aranızdan bir zümreyi yurtlarından çıkarıyor, kötülük ve düşmanlıkta onlara karşı birleşiyorsunuz. Onları yurtlarından çıkarmak size haram olduğu halde (hem çıkarıyor hem de) size esirler olarak geldiklerinde fidye verip onları kurtarıyorsunuz. Yoksa siz Kitab'ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.
86. İşte onlar, ahirete karşılık dünya hayatını satın alan kimselerdir. Bu yüzden ne azapları hafifletilecek ne de kendilerine yardım edilecektir.
87. Andolsun biz Musa'ya Kitab'ı verdik. Ondan sonra ardarda peygamberler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da mucizeler verdik. Ve onu, Rûhu'l-Kudüs (Cebrail) ile destekledik. (Ne var ki) gönlünüzün arzulamadığı şeyleri söyleyen bir elçi geldikçe ona karşı büyüklük tasladınız. (Size gelen) peygamberlerden bir kısmını yalanladınız, bir kısmını da öldürdünüz.
88. (Yahudiler peygamberlerle alay ederek) "Kalplerimiz perdelidir" dediler. Hayır; küfür ve isyanları sebebiyle Allah onlara lânet etmiştir. O yüzden çok az inanırlar.
89. Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat'ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat'tan) bilip öğrendikleri gerçekler karşılarına dikilince onu inkâr ettiler. İşte Allah'ın lâneti böyle inkârcılaradır.
90. Allah'ın kullarından dilediğine peygamberlik ihsan etmesini kıskandıkları için Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr ederek kendilerini harcamaları ne kötü bir şeydir! Böylece onlar, gazap üstüne gazaba uğradılar. Ayrıca kâfirler için alçaltıcı bir azap vardır.
91. Kendilerine: Allah'ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız, derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Halbuki o Kur'an kendi ellerinde bulunan Tevrat'ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara: Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah'ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.
92. Andolsun Musa size apaçık mucizeler getirmişti. Sonra onun ardından, zalimler olarak buzağıyı (tanrı) edindiniz.
93. Hatırlayın ki, Tûr dağının altında sizden söz almış: Size verdiklerimizi kuvvetlice tutun, söylenenleri anlayın, demiştik. Onlar: İşittik ve isyan ettik, dediler. İnkârları sebebiyle kalplerine buzağı sevgisi dolduruldu. De ki: Eğer inanıyorsanız, imanınız size ne kötü şeyler emrediyor!
94. (Ey Muhammed, onlara:) Şayet (iddia ettiğiniz gibi) ahiret yurdu Allah katında diğer insanlara değil de yalnızca size aitse ve bu iddianızda doğru iseniz haydi ölümü temenni edin (bakalım), de.
95. Onlar, kendi elleriyle önceden yaptıkları işler (günah ve isyanları) sebebiyle hiç bir zaman ölümü temenni etmeyeceklerdir. Allah zalimleri iyi bilir. 
96. Yemin olsun ki, sen onları yaşamaya karşı insanların en düşkünü olarak bulursun. Putperestlerden her biri de arzular ki, bin sene yaşasın. Oysa yaşatılması hiç kimseyi azaptan uzaklaştırmaz. Allah onların yapmakta olduklarını eksiksiz görür.
97. De ki: Cebrail'e kim düşman ise şunu iyi bilsin ki Allah'ın izniyle Kur'an'ı senin kalbine bir hidayet rehberi, önce gelen kitapları doğrulayıcı ve müminler için de müjdeci olarak o indirmiştir.
98. Kim, Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e ve Mikâil'e düşman olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.
99. Andolsun ki sana apaçık âyetler indirdik. (Ey Muhammed!) Onları ancak fasıklar inkâr eder.
100. Ne zaman onlar bir antlaşma yaptılarsa, yine kendilerinden bir gurup onu bozmadı mı? Zaten onların çoğu iman etmez.
101. Allah tarafından kendilerine, yanlarında bulunanı tasdik edici bir elçi gelince ehl-i kitaptan bir gurup, sanki Allah'ın kitabını bilmiyormuş gibi onu arkalarına atıp terkettiler.
102. Süleyman'ın hükümranlığı hakkında onlar, şeytanların uydurup söylediklerine tâbi oldular. Halbuki Süleyman büyü yapıp kâfir olmadı. Lâkin şeytanlar kâfir oldular. Çünkü insanlara sihri ve Babil'de Hârut ile Mârut isimli iki meleğe indirileni öğretiyorlardı. Halbuki o iki melek, herkese: Biz ancak imtihan için gönderildik, sakın yanlış inanıp da kâfir olmayasınız, demeden hiç kimseye (sihir ilmini) öğretmezlerdi. Onlar, o iki melekden, karı ile koca arasını açacak şeyleri öğreniyorlardı. Oysa büyücüler, Allah'ın izni olmadan hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine fayda vereni değil de zarar vereni öğrenirler. Sihri satın alanların (ona inanıp para verenlerin) ahiretten nasibi olmadığını çok iyi bilmektedirler. Karşılığında kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu anlasalardı!
103. Eğer iman edip kendilerini kötülükten korusalardı, şüphesiz, Allah tarafından verilecek sevap daha hayırlı olacaktı. Keşke bunları anlasalardı!
214. (Ey müminler! ) Yoksa siz, sizden önce gelip geçenlerin başına gelenler size de gelmeden cennete gireceğinizi mi sandınız? Yoksulluk ve sıkıntı onlara öylesine dokunmuş ve öyle sarsılmışlardı ki, nihayet Peygamber ve beraberindeki müminler: Allah'ın yardımı ne zaman! dediler. Bilesiniz ki Allah'ın yardımı yakındır.

Popüler Yayınlar

Sosyal Paylaşım

Icon Icon Icon Icon

Lütfen yazılarımızla ilgili yorum yapmaktan çekinmeyin. Kırık linkleri ve hatalı içerikleri mutlaka bize ilgili sayfa altında yorum yaparak bildiriniz. Blog sayfalarımızda ilginizi çekebilecek diğer yazılar için blog arşivimizi kullanabilirsiniz.

Son Yorumlar

Yararlı Linkler