Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Psikiyatri Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sultan Doğan, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin son yılların en büyük sağlık sorunlarından biri haline geldiğini söyledi.Doç. Dr. Doğan, çocukken başlayan dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin erişkinlikte de devam edebildiğini ifade ederek, şunları kaydetti:

''Bu durum kişiye rahatsızlık verdiğinde tedaviye ihtiyaç duyuluyor. Bilimsel çalışmalar, dünyadaki 18 yaşından büyük nüfusun yüzde 4'ünde ciddi bir dikkat toplayamama sorununu ortaya koyuyor. Erişkinlerdeki dikkat eksikliği ve hiperaktivite hareketlilikten öte başka türlerde kendini gösteriyor. Hiperaktivite erişkinlerde sıklıkla randevularını veya yapmak zorunda olduğu işleri unutma, birçok basamağı içeren işleri yapmakta zorlanma, bir işe ya da projeye başlamakta ve bitirmekte zorlanma, oyalanma, erteleme eğiliminde olma, bilgilere öncelik vermede zorlanma, çabuk sıkılma ve sabırsızlık, sıklıkla yerinde duramama, huzursuzluk hissi yaşama, zamanını verimli kullanamama, evde ve iş yerinde eşyalarını bulamama, yanlış yere koyma, sonuçlarını düşünmeden konuşma gibi belirtiler gösteriyor.''
Dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin işe odaklanamamaya yol açtığını, bunun da kariyerde ilerlemeye engel olabileceğini belirten Doğan, ''Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan kişiler birçok işe aynı anda başlıyor ve hiçbirini bitiremiyor. Bir işe başlarken de tasarı halinde önce kafalarında yer alıyor fakat 'yapmam lazım' deyip başlayamıyorlar. Bu da iş yerinde sorun yaşamalarına neden olabiliyor. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite, kişilerin kariyerinde ilerlemesine engel olabileceği gibi, akademik çalışmalarını da sekteye uğratabiliyor. Örneğin, iş yerinde gelmesi gereken noktaya gelemiyor ya da yüksek lisans, doktora tezini bir türlü bitiremiyor'' diye konuştu.

-''Çoğu farkında değil''-
Doç. Dr. Doğan, dikkat eksikliği ve hiperaktivite sorunu yaşayan kişilerin çoğunun hastalığın bilincinde olmadığını kaydederek, şöyle konuştu: ''Çünkü bu hastalık psikiyatride depresyon ya da panik atak bozukluğu kadar iyi tanınan bir hastalık değil. Bu, uzmanlar için de geçerli, çünkü uzmanlar da bu hastalığı çok iyi tanımıyorlar ve bununla ilgili medyada çok fazla bilgi yok. Hastalıkla ilgili bir diğer sorun da 'kullanılan ilaçlarda uyuşturucu özelliği var' gibi olumsuz söylentilerin olması. Bu nedenle bazı kişiler kendilerinde sorun olduğunu bilseler bile ilaç kullanmak istemiyorlar. Mutlaka ilaç kullanılacak diye bir şey yok. Sonuçta psikoterapi teknikleriyle de davranışların yönlendirilmesi mümkün. Çocuklukta hastalığı fark eden ve bilinçlenen kişiler, erişkinlikte hastalığın düzelmediğini ya da bazı belirtilerinin daha da şiddetlendiğini fark edip bizimle paylaşabiliyor. Bu da hastalığın tedavisini kolaylaştırıyor. Ama genellikle aileler çocuklarında dikkat eksikliği ve hiperaktivite olduğunu fark etmiyor ve derslerdeki geriliğin çocuğun tembelliğinden kaynaklandığını düşünüyor. Aileler bu şekilde düşünmek yerine çocuklarında böyle bir sorun görürse mutlaka bir uzmana danışmalı.''AA

Bilinçli Aile Başarılı öğrenci

Kahramanmaraş Valiliği tarafından başlatılan proje, 919 eğitim kurumu ve 116 bin öğrenciyle Türkiye'nin yerel ölçekte uygulanan en büyük projeleri arasında yer alıyor.
'Bilinçli aile, başarılı öğrenci' projesinin amacı; ailelerin öğrencilerini ve çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmelerini sağlamak.
Kahramanmaraş Valisi Şükrü Kocatepe, Kahramanmaraş'ta öğrencileri daha iyi şartlarda yetiştirmek, onları hayatta başarılı kılmak ve Kahramanmaraş'ın geleceğini daha yönlendirmek amacıyla gayret gösterdiklerini söyledi.
Milli Eğitim Müdürlüğü'nün yeni projeler yaparak eğitim alanında sinerji oluşturmaya çalıştığını vurgulayan Kocatepe, veli ile öğrencileri motive etmek için ''Bilinçli aile, başarılı öğrenci'' projesinin hayata geçirildiğini belirtti.

''Amacımız sadece proje yapmak değil, Kahramanmaraş'ta ailelerimizin öğrencilerini, çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek amacıyla bir farkındalık yaratmaktır'' diyen Kocatepe, bilinçli yetişmek için okul, öğrenci ve veli işbirliğini sağlayarak çocukların gelecekle ilgili çalışmalarının sağlıklı bir ortama kavuşturulmasını istediklerini dile getirdi.Okuldaki eğitim ortamının eve taşınmasının önemine değinen Kocatepe, şöyle konuştu:

''Amacımız okul, aile ve öğrenci işbirliğini sağlayarak çocuklarımızın okulda aldıkları bilgileri ve eğitimi evde pekiştirerek bütünleştirerek orada da devam ettirmelerini sağlamaktır. Okuldaki eğitim öğretim ortamının evdeki eğitim ortamından tamamen kopuk olması maalesef eğitim öğretimi olumsuz etkilemektedir. Bu durum ise çocukların yeterli bilgiyle donatılmasında kopukluklar meydana getiriyor ve biz bunu önlemeye çalışıyoruz. Okuldaki eğitim ortamının evde de devam etmesini sağlamaya çalışıyoruz. Ailelerimize çok önemli görevler düşüyor. Ailelerin ümidi ülkemizin ümidi ve geleceğidir. Ailelerin bu bilinç konusunda bazı eksiklikleri olabiliyor. İşte bu projeyle bunu gidermeye çalışıyoruz.''
Eğitimde başarılı illeri incelediklerini ve yaptıkları çalışmada ailelerin öğrenciler üzerindeki bilinçli davranışın eğitime etkilerini gözlemlediklerine dikkati çeken Kocatepe, ''Kahramanmaraş olarak bir farkındalık ortaya çıkartılıp fikir birliği ile ortak bir kararla hareket etmemizde çok büyük fayda var. Eğitimdeki başarıyı yakalayabilmek için tüm sektörlerin desteğini almaya çalışacağız. 'Bunun için üzerimize düşen görev neyse hazırız' dememiz lazım. Basının eğitime katkısı çok önemli. Basının bu konudaki katkısı, ailelerin bu mesajları algılaması açısından çok önemlidir. Çocuklarımızı en iyi şekilde yetiştirmenin yarışı içinde olmalıyız ve aileler olarak bu yarışa mutlaka katılmamız gerekmektedir'' diye konuştu.
Türkiye'nin geçmişe göre çok daha iyi konumda olduğunu savunan Kocatepe, sözlerini şöyle tamamladı:

''Ülkemiz artık çevresine borç veren bir ülke konumuna geldi. Maddi anlamda yardıma muhtaç ülkelere uçak dolusu para gönderebilen bir ülkedir. Bu bizim için bir gurur kaynağıdır. Sözü dinlenen sözüne itibar edilen bir ülke olduk. Neden? Bu sosyal, ekonomik, kültürel ve her alandaki gelişmenin bir nedenidir. Biz bundan daha iyi olmayı düşünüyoruz. Dünyanın en iyisi olmayı hedefliyoruz. Hedefler bu kadar yüksekken gelecekte söz sahibi olacak çocuklarımızı çok iyi yetiştirmek zorundayız. Dünyanın en iyisi olmak için geleceğe bir borcumuz var.''
İl Milli Eğitim Müdürü Tahsin Nas, projenin 919 eğitim kurumu, 116 bin öğrenci ve 116 bin aileyi kapsadığını, Türkiye'nin yerel ölçekte uygulanan en büyük projeleri arasında yer aldığını ifade etti.

Nas, projenin Türkiye'de yer ölçek ve imkanlarda uygulanan en büyük projelerden biri olduğunu kaydetti.Kahramanmaraş halkının yüksek oranda destek vermesi beklenen projenin finansmanı da yerel kaynaklar tarafından sağlanıyor. alıntı http://www.memurlar.net/haber/211393/ anadolu ajansı

Popüler Yayınlar

Sosyal Paylaşım

Icon Icon Icon Icon

Lütfen yazılarımızla ilgili yorum yapmaktan çekinmeyin. Kırık linkleri ve hatalı içerikleri mutlaka bize ilgili sayfa altında yorum yaparak bildiriniz. Blog sayfalarımızda ilginizi çekebilecek diğer yazılar için blog arşivimizi kullanabilirsiniz.

Son Yorumlar

Yararlı Linkler